Evet, ceyrek asiri geride biraktim. Hic dusunmeden diyebilirim ki 25 yasim en guzeliydi. 18. yas kendimi bulmamla gecti. Sonrasi kendime guvenimin olusmasiyla, kendimi kabullenmemle… 25. yilda kimim, neyim, ne isterim hepsini biliyordum. Kendim ektigim tohumlarin meyvesini toplamaya basladim. Mukemmel insanlarla tanistim. 5 ulkede bulundum. Kisacasi 25. yilimi doya doya yasadim. Hepinizi seviyorum… 26. yasimda biraz daha sans diliyorum, yasliligin benden uzak olmasini istiyorum. Bu kadar sag olun var olun. Sizlere oglanlarin Moskova donusu bana yazdigi dogum gunu mesajiyla veda ediyorum. Beni izlemeye devam edin anacigim…. Benim simdi bir 2 ay kapanip cok calismam lazim.

Evet, ceyrek asiri geride biraktim. Hic dusunmeden diyebilirim ki 25 yasim en guzeliydi. 18. yas kendimi bulmamla gecti. Sonrasi kendime guvenimin olusmasiyla, kendimi kabullenmemle… 25. yilda kimim, neyim, ne isterim hepsini biliyordum. Kendim ektigim tohumlarin meyvesini toplamaya basladim. Mukemmel insanlarla tanistim. 5 ulkede bulundum. Kisacasi 25. yilimi doya doya yasadim. Hepinizi seviyorum… 26. yasimda biraz daha sans diliyorum, yasliligin benden uzak olmasini istiyorum. Bu kadar sag olun var olun. Sizlere oglanlarin Moskova donusu bana yazdigi dogum gunu mesajiyla veda ediyorum. Beni izlemeye devam edin anacigim…. Benim simdi bir 2 ay kapanip cok calismam lazim.

 “Yine parani hangi gereksiz seye harcadin Asli?”, artik klasiklesmis bir Altar sorusu. Bu sefer parami cok seker bir seye harcadim. Hemen sizle de paylasiyorum ki siz de alin/ hayalinizi kullanip daha guzelini yapin. 
 Hatirlarsaniz, gecen bahar bahce maceralarina baslamistim. (burada) O zamandan bu zamana benim bahce merakim herkeslere yayildi. Butun arkadaslarim bana “yeni ev kediyesi” olarak bitki getirdi. Ali’nin hic tanismadigim ama cok sevdigim bir arkadasi bana Providence’tan ayrilirken kocaman palmiye agacini birakti gitti. Eski blogtaki fotografta gordugunuz bebek avakado agaci oldu simdi kocaman. (bu resimde gordugunuz) Yenecek bitkilerin hepsini yedik bitirdik, bahceye ektiklerimi de yabani tavsanlar gelip yediler. (Evet, etrafini citle cevirmek aklima gelmedi.) Geriye tek tuk bu resimde gordugunuz bitkiler kaldi. Uzun lafin kisasi, bahce/bitki aski devam etmekte. Lakin, buna yeni bir boyut kattim onu simdi sizlerle paylasmayi bir borc bilirim.
 Gecen bizim labtaki hatun kisisi Leila’nin evinde 11.11.11, 11:11pm partisindeydik. (Evet, burada her bahaneye bir parti yapiliyor. Parti dedigim de bizim yaptigimiz aksam misafirligi. Yemek-icmek. Oyle icip, kendini kaybetmeli, dansli-oyunlu lisans partilerinden bahsetmiyorum.) Neyse bu partide Ceren (Evet, hayatima sonunda bir hatun kisisi girdi ama gitmek uzere uhuhuhu), bana Leila’nin bitkilerinin dibindeki rengarenk cam topcuklari gosterdi. Leila’nin evi annesinin yaptigi tablolar, seramik kaplar, bardaklar filan dolu oldugundan, ben onlari da annesinin saheserlerinden biri sanmistim. Yakindan bakinca cam topcuklarinin icinin su dolu oldugunu farketmistim. Ne kadar akillica demistim; kabin icine su dolduruyordunuz, bitki gerektigi kadar gerektigi zaman iciyor. Siz de bosaldikca icini dolduruyordunuz. Bu basit duzenek bir pet sise ile bile yapilabilinirdi. Partiden sonra bir baktim meger bu topcuklar cok klasik seylermis. Her yerde satiliyormus. Hemen benim bitkiler icin de ismarladim. Bazilarinin resmini sizlerle paylasiyorum.  
Bitkilerim mutlu, ben mutlu, oglanlar mutlu. (Evimize bir kez daha yumusak kadin ellerimi degdirerek renk kattim. Evet evet oglanlar da farkettiler, o ne diyip yanina gidip, gulp diye bitkinin su ictigini gorup irkildiler.)

“Yine parani hangi gereksiz seye harcadin Asli?”, artik klasiklesmis bir Altar sorusu. Bu sefer parami cok seker bir seye harcadim. Hemen sizle de paylasiyorum ki siz de alin/ hayalinizi kullanip daha guzelini yapin. 

Hatirlarsaniz, gecen bahar bahce maceralarina baslamistim. (burada) O zamandan bu zamana benim bahce merakim herkeslere yayildi. Butun arkadaslarim bana “yeni ev kediyesi” olarak bitki getirdi. Ali’nin hic tanismadigim ama cok sevdigim bir arkadasi bana Providence’tan ayrilirken kocaman palmiye agacini birakti gitti. Eski blogtaki fotografta gordugunuz bebek avakado agaci oldu simdi kocaman. (bu resimde gordugunuz) Yenecek bitkilerin hepsini yedik bitirdik, bahceye ektiklerimi de yabani tavsanlar gelip yediler. (Evet, etrafini citle cevirmek aklima gelmedi.) Geriye tek tuk bu resimde gordugunuz bitkiler kaldi. Uzun lafin kisasi, bahce/bitki aski devam etmekte. Lakin, buna yeni bir boyut kattim onu simdi sizlerle paylasmayi bir borc bilirim.

Gecen bizim labtaki hatun kisisi Leila’nin evinde 11.11.11, 11:11pm partisindeydik. (Evet, burada her bahaneye bir parti yapiliyor. Parti dedigim de bizim yaptigimiz aksam misafirligi. Yemek-icmek. Oyle icip, kendini kaybetmeli, dansli-oyunlu lisans partilerinden bahsetmiyorum.) Neyse bu partide Ceren (Evet, hayatima sonunda bir hatun kisisi girdi ama gitmek uzere uhuhuhu), bana Leila’nin bitkilerinin dibindeki rengarenk cam topcuklari gosterdi. Leila’nin evi annesinin yaptigi tablolar, seramik kaplar, bardaklar filan dolu oldugundan, ben onlari da annesinin saheserlerinden biri sanmistim. Yakindan bakinca cam topcuklarinin icinin su dolu oldugunu farketmistim. Ne kadar akillica demistim; kabin icine su dolduruyordunuz, bitki gerektigi kadar gerektigi zaman iciyor. Siz de bosaldikca icini dolduruyordunuz. Bu basit duzenek bir pet sise ile bile yapilabilinirdi. Partiden sonra bir baktim meger bu topcuklar cok klasik seylermis. Her yerde satiliyormus. Hemen benim bitkiler icin de ismarladim. Bazilarinin resmini sizlerle paylasiyorum.  

Bitkilerim mutlu, ben mutlu, oglanlar mutlu. (Evimize bir kez daha yumusak kadin ellerimi degdirerek renk kattim. Evet evet oglanlar da farkettiler, o ne diyip yanina gidip, gulp diye bitkinin su ictigini gorup irkildiler.)

Bu sene cadilar bayrami icin kostum tasarlamakla vakit ve nakit kaybetmemeye karar verdim ve bir dilek agaci oldum. Kahverengi giyindim sacima ve ellerime de yesil yapraklar astim ve gittigim partilerdeki insanlara dileklerini bana yazip asmalarini istedim. Dusundugumden daha basarili ve kolay bir kostum oldu. Birincisi kimse ne oldugumu anlayamadigindan gelip yanima sordu. Ne oldugumu ogrenince de dilek yazip asti. Bu arada ne doktorlar ne muhendislerle ve de  bolca doktora ogrencisiyle tanistim. Her yeni ortama giren insana tavsiye ederim. Resimde gordugunuz ise hala uzerime asili kalmis olan dileklerden yaptigim kolaj calismam. Yazilan dilekleri gerceklestirdigimi, kar yagmasi dileginin hemen akabinde ekimde kar yagdirmamdan anlayabilirsiniz. Not: Resmin uzerine tiklarsaniz yazilari da gorebilirsiniz.

Bu sene cadilar bayrami icin kostum tasarlamakla vakit ve nakit kaybetmemeye karar verdim ve bir dilek agaci oldum. Kahverengi giyindim sacima ve ellerime de yesil yapraklar astim ve gittigim partilerdeki insanlara dileklerini bana yazip asmalarini istedim. Dusundugumden daha basarili ve kolay bir kostum oldu. Birincisi kimse ne oldugumu anlayamadigindan gelip yanima sordu. Ne oldugumu ogrenince de dilek yazip asti. Bu arada ne doktorlar ne muhendislerle ve de  bolca doktora ogrencisiyle tanistim. Her yeni ortama giren insana tavsiye ederim. Resimde gordugunuz ise hala uzerime asili kalmis olan dileklerden yaptigim kolaj calismam. Yazilan dilekleri gerceklestirdigimi, kar yagmasi dileginin hemen akabinde ekimde kar yagdirmamdan anlayabilirsiniz. Not: Resmin uzerine tiklarsaniz yazilari da gorebilirsiniz.

I love my new house! I love my boys! - Altar’s comments on Ali’s masterpiece.

I love my new house! I love my boys! - Altar’s comments on Ali’s masterpiece.

Neden bilim kurumlari hukumetten bagimsiz olmali?

– Fabebooktaki yazinin genisletilmis hali.

Bu bir klasik aliskinsiniz biliyorum. Basa birisi gelir, tum kadrolari kendi adamlariyla doldurur. Sonra yeni donem gelir baskasi kendi arkadaslariyla doldurur. Belli mi olur gunun birinde devlet babadan para yiyip zengin olma sirasi size de gelebilir… Siz bekleyedururken lutfen su yazacagimi okuyun!

Bu alisilagelmis sidik yarisina son gunlerde yeni boyutlar geldi, hala farketmediyseniz bir dusunun. Halkimizin yarisi cok memnun RTE’nin kendi pipisi disindaki butun pipileri kesip kendisiyle sidik yaristirmasindan. “One minute” diyerek ne kadar delikanli oldugunu gostermedi mi? Medyayi yandaslarina satarak ve satin almadiklarina baski uygulayarak ele gecirdi. (Banu Guven’in yazisi sadece bir ornek) Insanlik aniti kendisinin zevkine hitap etmedigi icin kaldirilmisti. Cunku halkin sectigi insan sanattan da en iyi anlayan insandi vesaire. Maalesef RTE kendisi kendi uzerine isemeyecek kadar akilli. Uzun sure basimizdan eksilmeyecek ve daha cok pipiler kesecek (kaldiysa?), siz de sunnet olmus sanacaksiniz. Bu sefer kesilen pipi “bilim”indi ve benim kanimi beynime sicratti.

Sabrimi en son tasiran yazinin kendisi su: A very Turkish coup – Alisilagelmis Turk Darbesi

 http://www.nature.com/nature/journal/v477/n7363/full/477131a.html

Bunun benzeri bir Turk gazetesinden haber:

http://www.haberturk.com/polemik/haber/666236-bilim-dunyasi-istifaya-hazirlaniyor

Haberi bir guzel oturup Turkce’ye cevirmistim. Lakin facebook yazimi yayinlamadigi gibi bir kac cumle sonrasini da sildi. Benim hatam adam gibi bir programda yazmadim.  Bir daha cevirmeye gucum yok ama ozet olarak Turk hukumeti bundan sonra Turkiye’nin bilim kurumlari olan TUBA ve TUBITAK’in uzerindeki hukmunu arttirdigini ve Turk bilim adamlarinin buna tepki gostermeye basladigini soyluyor haber ve soyle devam ediyor “Ama bu toplumu da dehsete dusurmeli. RTE zaten hic bir seyi tartismaya sunmadan toplunum her alaninda istedigini uyguluyordu. Zaten daha gecenlerde Feza Gürsey Enstitusu gibi universiteye bagli olmayan arastirma merkezlerine hukumet para vermeyecegini acikladi. Halbuki bu sistemin yurumedigi Soviyet zamaninda gorulmedi mi? Hukumet cok buyuk hata yapti. Turkiye’de BAGIMSIZ bir BILIM KURUMU kalmadi.” Bu sebeple de TUBA’nin uluslararasi bilim platformunda taninmamali diye bitiyor yazi. 

Alt tarafi bir haber diye dusunebilirsiniz bunu. Ancak bu “Nature” dergisi bilim dunyasinin en baba dergilerinden biri! (Aslinda 2 tanesinden biri… Bir Nature vardir baba bir Science)  Dunyanin her yerinden her bilim alanindan herkes bu dergide tek bir yayini ciksin diye tum kariyerini harcar. Hatta oyle populer ki bu dergiler, bu haber yayinlandigi gun tesadufen bizim binada yangin alarmi caldi. Brown Universitesi’nin Sinir Bilim, Molekuler Biyoloji, Patoloji ve Evrimsel Biyoloji bolumleri disaridaydi ve herkes biz Turklere “Aa Nature’a yine cikmissiniz gordunuz mu?” diye soruyordu. Herkes daha ilk gunden okumustu. (Dergi haftalik)

Bu dergide yayini cikan bir cok Turk olmasina ragmen bunlarin hepsi yurtdisindaki lablarda calismakta olan veya yurt disindaki lablarla ortak calisma yuruten Turkler. Gozume hic bastan sona bizim ulkemizde yapilmis bir calisma carpmadi. Belki vardir ben gormemisimdir. Konu o degil. Gozume carpan sey her ay Turkiye’de bilimin ne kadar hukumete bagimli hale geldigi ile ilgili yazilar cikiyor oldugu su son yilda. Bu yazi da onlardan biri idi. Bundan onceki bazi yazilar:

- Government cuts: Call to save science institute in Turkey - Ayse Erzan ve Cihan Saclioglu hukumetin su son aldigi karara isyan ediyor.

-Genel haber bolumunde hukumetin TUBITAK uzerindeki atama yetkisinin arttirilmasi elestriliyor. 

-Furore erupts over Turkish test cipher: Universite sinavindaki sifre olayi ele aliniyor. 

-Turkey’s research council clarifies role: Bilim insanlarinin Ergenekondan iceri alinmasi. Evet, Amerikalilar Turkiye’nin haritadaki yerini bilmiyorlar ama ne oldugu bilinmeyen bir suc yuzunden insanlarin yargilanmadan iceri alindigini biliyorlar. 

Bu ornekler surer gider. Uzatmayayim. Ben bir bilim insaniyim. Eger politikaya ilgili olsa idim politika okurdum. Eger cok para kazanmak isteseydim gider doktor/muhendis filan olurdum. Benim secenegim vardi ve ben bilim insani oldum. Peki, neden hukumet bilim kuruluslarinin uzerindeki yetkisini arttirmasi beni bu kadar ilgilendiriyor? Alti ustu Amerika’da okuyan bir doktora ogrencisiyim. Ne hukumetten bir cikarim var, ne de su an Turkiye’de gorev yapmakta olan profesorlerden. Hemen basit bir ornekle aciklayayim.

Ozellikle benim alanimda (molekuler biyoloji) bilim//para.

Ornek vereyim yine: Bugun bir DNA izolasyonu yaptim bir kit ile kendisi 300$. Sonra onu jelde yuruttum. Jelden istedigim parcayi yine bir baska kitle izole ettim. O da bir 300$. Sonra sekanslama reaksiyonu yaptim. Bu islem sirasinda bir madde kullandim “big dye” diye ki kendisinin 8mL’si 8000$. Siz bunlari Turkiye’de yapmaya kalksaniz bunlar daha da pahali.

Simdi, bu kadar paranin dondugu bir sektorde (Paranin kendi zevkimiz icin kullanilmadiginin, sizin yasam kalitenizi arttirmak icin kullandigimizin da uzerine basarim.) paranin kime gidecegini hukumetin (asiri degisken) belirlemesi dogru mu? En kotusu labinizin 5 sene parasi olup 5 sene olmamasi. Butun deneyleriniz yarim kalir, gider baskasi “Nature” dergisinde yayimlar.

Sonra utanmadan yurt disindaki bilim insanlarina don cagrisi yapiyorlar. 

Bilimde paranin kime gidecegini, o bilimi iyi yapan kimseler belirlemeli, RTE ya da bir baskasi degil. Su an bazi bilim insanlari bile AKP’nin aldigi bu siki yonetim kararini desteklemekte. Muhtemelen bastaki bazi dinozor insanlardan kurtulmak istiyorlar ama buyuk resmi kaciriyorlar. Su an Turkiye’nin sorunu paranin kime gidecegini belirleyebilecek, o bilimi iyi yapan kimselerin azligi. Yurtdisinda dolu bu tip Turk kimseler var. Ama hukumet onlari geri getirmek yerine basa RTE’nin arkadaslarini getiriyor. Bravo! Oldu da bitti masallah! 

Ahaha, yasak kelimeler kullandim: belki okuyamazsiniz. Belki de gercekten okunur da beni ERGENEKONdan iceri alirlar. RTE’nin hosuna gitmeyecek seyler soyledim, pipim de yok ne yapacak bilemiyorum artik. 

Umarim biraz olsun sizin de yuzunuz kizarmistir! 

 

 

Anger never dies we just have new things to fill our head with and have no time for the past- Nice song. 

My colorful day at the lab…

My colorful day at the lab…

Complaining is silly. Either act, Or Forget.” / “Sikayet etmek sacmadir: Ya harekete gecmelisin ya da unutmali…
My new favorite machine in the lab…

My new favorite machine in the lab…

Neden (eğer sonradan karar vermediysen) Amerika'ya gitmek için lisansüstünü bekledin? ÖSS ile Boğaziçi'yi kazanmak TOEFL ve SAT'ye girip Amerika'ya birkaç başvuru yapmaktan çok daha zor değil mi?
Anonim

Anadolu lisesi mezunuyum ben. Malesef anadolu liselerinde yurt disi lisans egitimi ile bilgi verecek rehberlik hizmeti bulunmuyor(du-en azindan). SAT diye bir seyden haberim bile yoktu. Ayrica Ingilizcem TOEFL icin yeterli degildi. Bunun yaninda ben hep egitimimi bedavaya getiren cinsten bir evlattim. Daha iyisi icin para odemek kavramim hic olusmadi. Bogazici’ni kazanmak icin ise hic ugrasmam gerekmedi, yanlislikla oldu. Dolayisiyla benim icin pek secenek yoktu :(

Ama imkanin var ise, kesinlikle Turkiye’de bir ozel universiteye para verecegine yurt disina gitmelisin. Hic olmazsa degisik bir ulkede yasamanin tadina varirsin, begenmezsen/tutunamazsan Turkiye’de ozel bir universiteye gecis yaparsin. 

Bahçe Maceraları t=0 

Uc gun sonra dunyanin en seker evine tasinacagiz Altar, Ali, Mustafa ve ben. Evi buldugumuzdan beri kafamda bahcede bir seyler yetistirmek var. Bu fikre, evrimsel biyoloji bolumunden tanistigim evinin her kosesi bitki kapli ve yerleri akvarum kapli bir cocugun beni “bitki degis-dokus” temali ev partisine cagirmasi inanilmaz ivme katti. Ondan aldigim bitkilerle yetinmeyip, kendimi bahce icin bitki satan yerel pazarlarda buldum. Daha tasinmadan bir suru bitkim oldu. Starbucks’tan topragimin verimini arttirmak icin asiditesi azalmis kahve cekirdekleri de aldim. (bedava sadece tasidim) Yeni eve tasinir tasinmaz bitkilerimi guzel saksilara ekecegim. Ilk basta bu fikre oglanlarim biraz ters baksalar da, simdi onlar benden daha heyecanlilar. Sizi simdilik bir kaci ile tanistirmak istedim: 

Bu benim bebek avokado agacim: 

Bu da benim koca avokado agagim, bunu bana verdiklerinde ustteki kadar kucuktu. Simdi essek kadar oldu: 

Bu da bahceden toplanmis bazi yesillikler: Nane, 6 cesit fesleyen (Amerikalilar iste bizim bir isim verdigimiz bitkiye milyon tane isim veriyorlar) ve kekik :)

Umarim bitkilerimi uzun sure canli tutacagim. Her turlu nasihata acigim! 

new york'tan Boston'a giderken sizleri dusundum, kulaklariniz cinladi mi bakalim?
Anonim

Keske Providence’a da ugrasaydiniz sevgili anonimcigim :( Kulaklarimiz cinladigiyla kalmazdi; gorusmus de olurduk :)

Bahar geldi, tadini cikartamasam da laba gidip gelirken goruyorum iste.. Kuslar, bocekler, cicekler… Ve tabi alerji… 25 Mayista doktora yeterlilik sinavim var. (3 saat sozlu) Mayis basi mini bir tez yazip teslim etmem lazim. Labta da deli gibi isim var. Cuma gecesi labtan ciktigimda saat gece 1’i gecmisti. Ama tum bunlardan pek bir keyif almaktayim. Durumlar iyi. Henuz kafayi yemedim. Bayagi ilginc teorilerim var butun temel genetik tanimlarini yerle bir edecek. Anlatmaya calistim bir kere hocama, ama ayrintilara takildi buyuk resmi goremedi. Cunku soyledigim sey ‘kucuk uzun bir adam gordum’ demek gibi bir sey. Halbuki al kursun askeri, masanin uzerine koy. Masanin uzerindeki kucuk uzun adam olur. Oysa ki herkes “kucuk ve uzun” adam olmaz diyor. Her sey olur bu dunyada. Kendisini ikna etmeyi yine deneyecegim. Sonra da komitemi inandirmayi dusunuyorum ama prelim bunun icin dogru ortam mi bilemiyorum. Ustune 2 tane de ders aliyorum, bu kisimdan pek hoslanmiyorum. Ama nedense icimde bir sevinc var. Pek bir mutluyum. Umarim basima kotu bir sey gelmez bak simdi boyle soyledim diye. Gecen Altar’dan 5-7’lik duzgun insan yerine, tam bir 10’luk diledim. Sonum hayir olsun. Bahar gecince 5’lere geri donerim herhalde.
Neyse, iste surekli okuyup, calisip, arastirip, ogrendigimden, okuduklarim anca bir kac gun sonra beynimde birlesip sekilleniyor. Yine boyle bir jeton dusus aninda su meshur mavi evin oradan yuruyordum kulagimda da bu muzik caliyordu.
Sevgili anne-babacigim, bir gun zengin olmaya karar verirsem size guney Fransa’dan ev alacagim (Sarki boyle diyor, yoksa ben siz nereden isterseniz oradan alirim :P) 
P.S. : Dusuncelerimi hocama anlatabildim. Cok begendi. Hatta haftaya komiteme de anlatacagim. Elimde ispatlayacagim sistem de var. Doktora rocks su aralar :)
P.S.: Hizimi alamadim Turkiye’deki enfes bir konferansta dusuncelerimi benim calistigim alanin “babalarina” anlattim hem de insanlar onlarla konusabilmek icin ikinip sikilip sira beklerken, ben gidip her seyi cot cot anlattim. Cok olumlu tepkiler aldim. 2 seneye hazir ederim her seyi dedim. Yok seneye et dediler ahah. 

Bahar geldi, tadini cikartamasam da laba gidip gelirken goruyorum iste.. Kuslar, bocekler, cicekler… Ve tabi alerji… 25 Mayista doktora yeterlilik sinavim var. (3 saat sozlu) Mayis basi mini bir tez yazip teslim etmem lazim. Labta da deli gibi isim var. Cuma gecesi labtan ciktigimda saat gece 1’i gecmisti. Ama tum bunlardan pek bir keyif almaktayim. Durumlar iyi. Henuz kafayi yemedim. Bayagi ilginc teorilerim var butun temel genetik tanimlarini yerle bir edecek. Anlatmaya calistim bir kere hocama, ama ayrintilara takildi buyuk resmi goremedi. Cunku soyledigim sey ‘kucuk uzun bir adam gordum’ demek gibi bir sey. Halbuki al kursun askeri, masanin uzerine koy. Masanin uzerindeki kucuk uzun adam olur. Oysa ki herkes “kucuk ve uzun” adam olmaz diyor. Her sey olur bu dunyada. Kendisini ikna etmeyi yine deneyecegim. Sonra da komitemi inandirmayi dusunuyorum ama prelim bunun icin dogru ortam mi bilemiyorum. Ustune 2 tane de ders aliyorum, bu kisimdan pek hoslanmiyorum. Ama nedense icimde bir sevinc var. Pek bir mutluyum. Umarim basima kotu bir sey gelmez bak simdi boyle soyledim diye. Gecen Altar’dan 5-7’lik duzgun insan yerine, tam bir 10’luk diledim. Sonum hayir olsun. Bahar gecince 5’lere geri donerim herhalde.

Neyse, iste surekli okuyup, calisip, arastirip, ogrendigimden, okuduklarim anca bir kac gun sonra beynimde birlesip sekilleniyor. Yine boyle bir jeton dusus aninda su meshur mavi evin oradan yuruyordum kulagimda da bu muzik caliyordu.

Sevgili anne-babacigim, bir gun zengin olmaya karar verirsem size guney Fransa’dan ev alacagim (Sarki boyle diyor, yoksa ben siz nereden isterseniz oradan alirim :P) 

P.S. : Dusuncelerimi hocama anlatabildim. Cok begendi. Hatta haftaya komiteme de anlatacagim. Elimde ispatlayacagim sistem de var. Doktora rocks su aralar :)

P.S.: Hizimi alamadim Turkiye’deki enfes bir konferansta dusuncelerimi benim calistigim alanin “babalarina” anlattim hem de insanlar onlarla konusabilmek icin ikinip sikilip sira beklerken, ben gidip her seyi cot cot anlattim. Cok olumlu tepkiler aldim. 2 seneye hazir ederim her seyi dedim. Yok seneye et dediler ahah. 

Gecen lab toplantisinda bira icmeyince hocam cok sasirdi… Benim de aklima bu soz geldi… Providence’ta bir barin tuvaletinde cekmistim bunu gecen sene.

Gecen lab toplantisinda bira icmeyince hocam cok sasirdi… Benim de aklima bu soz geldi… Providence’ta bir barin tuvaletinde cekmistim bunu gecen sene.

Ok Go’nun slow sarkisi da varmis. Alismisim normalde cilginliklarina… Ama seker olmus klip.