Lavantayi sutlu tatlilarda neden kullanmiyoruz ki?

Soz veriyorum bu son yemek konulu blog olacak. Ama annemin “gun” gununden once hepsini siralamak istiyorum. 

Simdi bu blogun hikayesi de soyle basliyor. Bailey’sli krema yapmak icin tarif sordugumda, Arzu, Cafe Fernando isimli siteyi tavsiye etmisti. Hem de blog yazari cocuk yakisikliymis”ti”. O zaman hemen denenmeliy”di”. Blogta ilk ilgimi ceken tariflerden biri lavantali sutlac oldu. Hem canim sutlac istiyordu ne zamandir hem de lavanta tohumlarim coktan cimlenmeye baslamisti yakinda bir suru taze lavantam olacakti. Bir de gecen sene labimda calisan kiz, limonlu lavantali kurabiye yapmisti. Ben aslinda limonlu tatli sevmem ama o kurabiye nasil guzeldi, nasil guzeldi. Bizim ulkemiz lavanta dolu, neden biz hic lavanta yemiyoruz diye dusunmustum. Hemen Cafe Fernando’daki sutlac tarifini denedim. Iste bu resmi:

image

image

Sutlac’in uzerindeki meyvenin adi “yildiz meyvesi” Seftali ve turuncgil karisimi Asya’dan bir meyve. Tadi ahim sahim olmasa da, susleme icin ideal. 

Cafe Fernando’daki tarifin altina yorumlar yazilmis. Kivaminin koyu olduguna deginilmis. Fakat ben koyu kivamli sutlac severim o yuzden hosuma gitti. Bir de insanlar ne bu, guzel mi ki bu tarzi yorumlar yapmis. Uyarmak isterim ki lavanta sonradan sevilen bir tattir, bira gibi, sarap gibi, viski gibi, patlican gibi. Ilk yediginizde tuhaf gelebilir. Ben cok sevdim, ozellikle sutlu Turk tatlilarini siradanliktan cikartmis. Ozellikle misafir geldiginde ornegin, sutlac yapsaniz degisik olmaz ama lavantali sutlac yapsaniz herkes tarifini ister.

Ben bu sute lavanta ekleyip tatli yapma olayini bayagi bir sevdim. Simdilik sunlari yaptim:

Lavantali Gullac, sadece ceviz yerine badem koydum. Bademin lavanta ile daha uyumlu olacagini dusundum.

image

 Lavantali-limonlu-portakalli Flan (Bunun tarifini vermiyorum cunku henuz duzeltmem gereken noktalari var)

image

Anneme tavsiyem, lavantali, limon-portakal kabuklu irmikli puding yapsin.  

Ben neden tatlilara sardim? Labimdaki kizin tez savunmadi var onumuzdeki aya. Mali kriz yuzunden labimdaki herkes isten cikti. Geriye bu mezun olacak kizdan baska, bir doktora sonrasi, bir ben, bir de baska bir doktora ogrencisi kaldi. Maalesef kizin savunma gununde herkesin bir konferansi var. Sehir disinda olacak. Kizin ailesi de gelemeyecegini aciklamaz mi? Anne depresyona girdi gorusmedigi kardesinin vefatini ogrenince, babanin baska konferansi var, kardesi sevgilisiyle Karayiplere gidip butun iznini harcamis. Zavalli kiz bayagi bir uzulmekte. Geriye bir tek ben kaliyorum. Eksiksiz sinekli, molekullerli tatlilar-tuzlular yapmam lazim. Ben de evde calisiyorum ki son gun her seyi batirmayayim. 

Umarim ileriki gunler cok macera dolu gecer de benim de tatli yapacak vaktim olmaz. Bu hafta sonu son kez kar yagdi. Bahar gelecek yakinda diyorlar bakalim artik. 

Bailey’s Kremali Guiness’li pasta

Amerika’da bizim bildigimiz yas pastalardan bulmak zor. Gecen sene de takmistim Bailey’s kremali kahveli yas pasta yapacagim diye. Kekini o kadar cok islatmistim ve pastaya o kadar cok kat cikmistim ki laba goturunceye kadar pasta ortadan ikiye yarildi. Hevesim cok fena kursagimda kalmisti. 

Yine baska bir hevesimin kursagimda kalma hikayesi, kendime hediye ettigim Guiness birali yemek tarifleri kitabindan bakarak yaptigim tum yemeklerin yenemeyecek kadar igrenc olmasiyla sonuclandi. Guiness kadar guzel bir biradan bu kadar kotu sonuclar almam, tum deneme isteklerimi yerle bir etti. 

Fakat bu sene bende yine bir umut… Rick Steves ile Dunya Turu  cep yayini dinlerken, Amerikali bir bayanin, madem dunyayi gezecek maddi gucum yok diyerek evinde her hafta degisik bir ulkenin yemegini yapmaca etkinligini duzenledigini ogrendim. Hatta bayan, Irlanda kapsaminda yaptigi Bailey’s kremali Guiness kekinin ne kadar populer oldugundan bahsediyordu. Hemen deneyleri birakip kostum bilgisayar basina, tarifi yazdirdim. Ancak ne goreyim, krema bildigin igrenc Amerikan kremasi: Tereyaginin alabildigi kadar seker… Ben bu tarifi adam ederim diye hemen umutlandim.

Ilk facebook’tan arkadaslarima sordum bildikleri pasta kremalarini, zira annem sevdigim pasta kremasi tarifini kaybetmisti.  Bahar’in yolladigi “pastaci kremasi" tam istedigim seye benziyordu. Onu baz aldim ve muthis bir Bailey’s kremali Guiness keki yaptim. Iste annemin istekleri uzerine tarifi.

image

Malzemeler:

Kek:

-375 gr tereyag (margarin degil, margarin tereyagindan kat kat zararli)

-2 kucuk bardak kakao (Turkiye’deki kakaolar buradakilerden daha cok tat veriyor, bu olcuyu azaltabilirsiniz.)

-2 bardak Guiness Extra Staut (Turkiye’de Guiness satildigini ogrendim fakat Guiness Extra Staut satiliyor mu emin degilim. Hic birini bulamiyorsaniz Efes Extra Dark kullanin ama tercihen Guiness bulmaya calisin. Ben malesef tarifte hangi cins Guiness kullanildigini hatirlayamadim. Karisik Guiness paketi aldim. Meger icinde her sey varmis da Guiness Extra Staut yokmus. Ben de Guiness Foreign Staut kullandim. Guiness Foreign Staut meger dunyanin en guzel birasiymis. Hem kavrilmus arpa tadi mukemmel hem de bol serbetci otlu.)

-2 paket vanilya (Mumkunse 2 corba kasigi Vanilya Aromasi)

-3 bardak seker

-2,5 bardak un

-2 paket kabartma tozu

-4 yumurta

Krema: (3 olcu, ben pastayi cok kremali sevdigimden ve kremanin yarisini keke koymadan yedigim icin bu kadar cok yaptim)

-500 gr süt
-2 çay bardağı toz şeker
-3,5 çay bardağı un
-3 tatlı kaşığı buğday nişastası (Ben bugday nisastasi bulamadigimdan misir nisastasi kullandim. Fakat ogrendim ki iki nisasta tipinin farki krema yaparken farketmiyormus. Artik elinizde ne varsa onu kullanin.)
-9 yumurta sarısı (Tarifi 3 olcu yaptigimdan bu kadar cok yumurta var. Kalan yumurta beyazlarini tavada pisirin, uzerine peynir eritin. Bir avakadoyu, limona bulayip, hepsini beraber sandvich yapin, yiyin) 
-3 yemek kasigi vanilya

vee dilediginiz kadar Bailey’s

Kekin yapilisi:

-Firini 200C’ye ayarlayin. (350F)

-Tereyagini eritin, tum malzemeleri koyup karistirin. Goreceksiniz oyle guzel karisacaklar ki mikser kullanmaniza gerek bile kalmayacak.

-Tercihen 2 ayri kapta pisirin.

Kremanin yapilisi:

-Butun malzemeyi devamli karistirarak pisirin.

-Eger kivami az olursa biraz daha nisasta ekleyin.

-Krema puding kivamina gelince atesten alin icine aldigi kadar Bailey’s bosaltin.

Hazir Aziz Patrik’s Gunu de gelmek uzere, partilere giderken yapin goturun efendim, afiyet olsun. Buram buram alkol tadacak, herkes bayilacak goreceksiniz.

 

Bruksel Lahanasi

Biliyorum uzun suredir yazmiyorum. Kimisi mesaj atiyor, o kadar mi yogunsun diye, guluyorum. Enerjimi kendime harciyorum, rapor edecek zaman olmuyor. Gunduzleri labtayim, aksamlari spor filan yapiyorum. Bir zen olma durumu varsa su an onu yasiyorum. Haftanin bir gunu genelde yemek yapiyorum. Annem tariflerini istedi bir kac seyin. Ben de buraya yazayim dedim ki yasadigim belli olsun. 

Ben bruksel lahanasini hep sevmisimdir. Genel de de annemin yaptigi usul yapardim, asagida gordugunuz gibi. Klasik Turk yemegi tarifi, sogani hafif yagda kavur, kymayi pisir, salcayi ekle, hangi sebzeyi istiyorsan icine koy, gerekirse su ekle, pisir. 

Bir kac sene once labimdaki kiz bahcesinde kizlar icin piknik duzenlemisti. Orada bir salata yapmisti. Icinde ne oldugunu hatirlamiyorum ama bruksel lahanalari firinlanmisti. Pek begenmistim. Ben de artik arada oyle yapmaya basladim arada. Bruksel lahanalarini ikiye kesip uzerine bir kac damla su, zeytin yagi ve tuz serpip firina veriyorum. Yanmadan hemen once firindan aliyorum. Bazen kiraz domatesleri de ikiye kesip firinliyorum. Buradaki onemli nokta, firinlayacaginiz seylere hafif tuz serpmeniz. Uzerine nar eksisi, zeytin yagi, limon dokup yiyorum. Fakat icinde her turden besin oldun diye icine bademleri tavada kavurup koyuyorum. Evde nar vardiysa da biraz nar taneleri serpiyorum. Super oluyor! Siz de yapin. 

Son olarak, aldiginiz bruksel lahanalari aci cikiyorsa, bruksel lahanasini yanlis seciyorsunuz demektir. Bruksel lahanasinin kucukleri daha makbuldur. Bruksel lahanasini tohumdan yetistirmeye basladim. Seneye cok cok yiyecek gibi duruyorum. Varsa guzel onerileriniz bekliyorum. Itinayla deneme yapilir. 

Evet, ceyrek asiri geride biraktim. Hic dusunmeden diyebilirim ki 25 yasim en guzeliydi. 18. yas kendimi bulmamla gecti. Sonrasi kendime guvenimin olusmasiyla, kendimi kabullenmemle… 25. yilda kimim, neyim, ne isterim hepsini biliyordum. Kendim ektigim tohumlarin meyvesini toplamaya basladim. Mukemmel insanlarla tanistim. 5 ulkede bulundum. Kisacasi 25. yilimi doya doya yasadim. Hepinizi seviyorum… 26. yasimda biraz daha sans diliyorum, yasliligin benden uzak olmasini istiyorum. Bu kadar sag olun var olun. Sizlere oglanlarin Moskova donusu bana yazdigi dogum gunu mesajiyla veda ediyorum. Beni izlemeye devam edin anacigim…. Benim simdi bir 2 ay kapanip cok calismam lazim.

Evet, ceyrek asiri geride biraktim. Hic dusunmeden diyebilirim ki 25 yasim en guzeliydi. 18. yas kendimi bulmamla gecti. Sonrasi kendime guvenimin olusmasiyla, kendimi kabullenmemle… 25. yilda kimim, neyim, ne isterim hepsini biliyordum. Kendim ektigim tohumlarin meyvesini toplamaya basladim. Mukemmel insanlarla tanistim. 5 ulkede bulundum. Kisacasi 25. yilimi doya doya yasadim. Hepinizi seviyorum… 26. yasimda biraz daha sans diliyorum, yasliligin benden uzak olmasini istiyorum. Bu kadar sag olun var olun. Sizlere oglanlarin Moskova donusu bana yazdigi dogum gunu mesajiyla veda ediyorum. Beni izlemeye devam edin anacigim…. Benim simdi bir 2 ay kapanip cok calismam lazim.

 "Yine parani hangi gereksiz seye harcadin Asli?", artik klasiklesmis bir Altar sorusu. Bu sefer parami cok seker bir seye harcadim. Hemen sizle de paylasiyorum ki siz de alin/ hayalinizi kullanip daha guzelini yapin. 
 Hatirlarsaniz, gecen bahar bahce maceralarina baslamistim. (burada) O zamandan bu zamana benim bahce merakim herkeslere yayildi. Butun arkadaslarim bana “yeni ev kediyesi” olarak bitki getirdi. Ali’nin hic tanismadigim ama cok sevdigim bir arkadasi bana Providence’tan ayrilirken kocaman palmiye agacini birakti gitti. Eski blogtaki fotografta gordugunuz bebek avakado agaci oldu simdi kocaman. (bu resimde gordugunuz) Yenecek bitkilerin hepsini yedik bitirdik, bahceye ektiklerimi de yabani tavsanlar gelip yediler. (Evet, etrafini citle cevirmek aklima gelmedi.) Geriye tek tuk bu resimde gordugunuz bitkiler kaldi. Uzun lafin kisasi, bahce/bitki aski devam etmekte. Lakin, buna yeni bir boyut kattim onu simdi sizlerle paylasmayi bir borc bilirim.
 Gecen bizim labtaki hatun kisisi Leila’nin evinde 11.11.11, 11:11pm partisindeydik. (Evet, burada her bahaneye bir parti yapiliyor. Parti dedigim de bizim yaptigimiz aksam misafirligi. Yemek-icmek. Oyle icip, kendini kaybetmeli, dansli-oyunlu lisans partilerinden bahsetmiyorum.) Neyse bu partide Ceren (Evet, hayatima sonunda bir hatun kisisi girdi ama gitmek uzere uhuhuhu), bana Leila’nin bitkilerinin dibindeki rengarenk cam topcuklari gosterdi. Leila’nin evi annesinin yaptigi tablolar, seramik kaplar, bardaklar filan dolu oldugundan, ben onlari da annesinin saheserlerinden biri sanmistim. Yakindan bakinca cam topcuklarinin icinin su dolu oldugunu farketmistim. Ne kadar akillica demistim; kabin icine su dolduruyordunuz, bitki gerektigi kadar gerektigi zaman iciyor. Siz de bosaldikca icini dolduruyordunuz. Bu basit duzenek bir pet sise ile bile yapilabilinirdi. Partiden sonra bir baktim meger bu topcuklar cok klasik seylermis. Her yerde satiliyormus. Hemen benim bitkiler icin de ismarladim. Bazilarinin resmini sizlerle paylasiyorum.  
Bitkilerim mutlu, ben mutlu, oglanlar mutlu. (Evimize bir kez daha yumusak kadin ellerimi degdirerek renk kattim. Evet evet oglanlar da farkettiler, o ne diyip yanina gidip, gulp diye bitkinin su ictigini gorup irkildiler.)

"Yine parani hangi gereksiz seye harcadin Asli?", artik klasiklesmis bir Altar sorusu. Bu sefer parami cok seker bir seye harcadim. Hemen sizle de paylasiyorum ki siz de alin/ hayalinizi kullanip daha guzelini yapin. 

Hatirlarsaniz, gecen bahar bahce maceralarina baslamistim. (burada) O zamandan bu zamana benim bahce merakim herkeslere yayildi. Butun arkadaslarim bana “yeni ev kediyesi” olarak bitki getirdi. Ali’nin hic tanismadigim ama cok sevdigim bir arkadasi bana Providence’tan ayrilirken kocaman palmiye agacini birakti gitti. Eski blogtaki fotografta gordugunuz bebek avakado agaci oldu simdi kocaman. (bu resimde gordugunuz) Yenecek bitkilerin hepsini yedik bitirdik, bahceye ektiklerimi de yabani tavsanlar gelip yediler. (Evet, etrafini citle cevirmek aklima gelmedi.) Geriye tek tuk bu resimde gordugunuz bitkiler kaldi. Uzun lafin kisasi, bahce/bitki aski devam etmekte. Lakin, buna yeni bir boyut kattim onu simdi sizlerle paylasmayi bir borc bilirim.

Gecen bizim labtaki hatun kisisi Leila’nin evinde 11.11.11, 11:11pm partisindeydik. (Evet, burada her bahaneye bir parti yapiliyor. Parti dedigim de bizim yaptigimiz aksam misafirligi. Yemek-icmek. Oyle icip, kendini kaybetmeli, dansli-oyunlu lisans partilerinden bahsetmiyorum.) Neyse bu partide Ceren (Evet, hayatima sonunda bir hatun kisisi girdi ama gitmek uzere uhuhuhu), bana Leila’nin bitkilerinin dibindeki rengarenk cam topcuklari gosterdi. Leila’nin evi annesinin yaptigi tablolar, seramik kaplar, bardaklar filan dolu oldugundan, ben onlari da annesinin saheserlerinden biri sanmistim. Yakindan bakinca cam topcuklarinin icinin su dolu oldugunu farketmistim. Ne kadar akillica demistim; kabin icine su dolduruyordunuz, bitki gerektigi kadar gerektigi zaman iciyor. Siz de bosaldikca icini dolduruyordunuz. Bu basit duzenek bir pet sise ile bile yapilabilinirdi. Partiden sonra bir baktim meger bu topcuklar cok klasik seylermis. Her yerde satiliyormus. Hemen benim bitkiler icin de ismarladim. Bazilarinin resmini sizlerle paylasiyorum.  

Bitkilerim mutlu, ben mutlu, oglanlar mutlu. (Evimize bir kez daha yumusak kadin ellerimi degdirerek renk kattim. Evet evet oglanlar da farkettiler, o ne diyip yanina gidip, gulp diye bitkinin su ictigini gorup irkildiler.)

Bu sene cadilar bayrami icin kostum tasarlamakla vakit ve nakit kaybetmemeye karar verdim ve bir dilek agaci oldum. Kahverengi giyindim sacima ve ellerime de yesil yapraklar astim ve gittigim partilerdeki insanlara dileklerini bana yazip asmalarini istedim. Dusundugumden daha basarili ve kolay bir kostum oldu. Birincisi kimse ne oldugumu anlayamadigindan gelip yanima sordu. Ne oldugumu ogrenince de dilek yazip asti. Bu arada ne doktorlar ne muhendislerle ve de  bolca doktora ogrencisiyle tanistim. Her yeni ortama giren insana tavsiye ederim. Resimde gordugunuz ise hala uzerime asili kalmis olan dileklerden yaptigim kolaj calismam. Yazilan dilekleri gerceklestirdigimi, kar yagmasi dileginin hemen akabinde ekimde kar yagdirmamdan anlayabilirsiniz. Not: Resmin uzerine tiklarsaniz yazilari da gorebilirsiniz.

Bu sene cadilar bayrami icin kostum tasarlamakla vakit ve nakit kaybetmemeye karar verdim ve bir dilek agaci oldum. Kahverengi giyindim sacima ve ellerime de yesil yapraklar astim ve gittigim partilerdeki insanlara dileklerini bana yazip asmalarini istedim. Dusundugumden daha basarili ve kolay bir kostum oldu. Birincisi kimse ne oldugumu anlayamadigindan gelip yanima sordu. Ne oldugumu ogrenince de dilek yazip asti. Bu arada ne doktorlar ne muhendislerle ve de  bolca doktora ogrencisiyle tanistim. Her yeni ortama giren insana tavsiye ederim. Resimde gordugunuz ise hala uzerime asili kalmis olan dileklerden yaptigim kolaj calismam. Yazilan dilekleri gerceklestirdigimi, kar yagmasi dileginin hemen akabinde ekimde kar yagdirmamdan anlayabilirsiniz. Not: Resmin uzerine tiklarsaniz yazilari da gorebilirsiniz.

I love my new house! I love my boys! - Altar’s comments on Ali’s masterpiece.

I love my new house! I love my boys! - Altar’s comments on Ali’s masterpiece.

Neden bilim kurumlari hukumetten bagimsiz olmali?

– Fabebooktaki yazinin genisletilmis hali.

Bu bir klasik aliskinsiniz biliyorum. Basa birisi gelir, tum kadrolari kendi adamlariyla doldurur. Sonra yeni donem gelir baskasi kendi arkadaslariyla doldurur. Belli mi olur gunun birinde devlet babadan para yiyip zengin olma sirasi size de gelebilir… Siz bekleyedururken lutfen su yazacagimi okuyun!

Bu alisilagelmis sidik yarisina son gunlerde yeni boyutlar geldi, hala farketmediyseniz bir dusunun. Halkimizin yarisi cok memnun RTE’nin kendi pipisi disindaki butun pipileri kesip kendisiyle sidik yaristirmasindan. “One minute” diyerek ne kadar delikanli oldugunu gostermedi mi? Medyayi yandaslarina satarak ve satin almadiklarina baski uygulayarak ele gecirdi. (Banu Guven’in yazisi sadece bir ornek) Insanlik aniti kendisinin zevkine hitap etmedigi icin kaldirilmisti. Cunku halkin sectigi insan sanattan da en iyi anlayan insandi vesaire. Maalesef RTE kendisi kendi uzerine isemeyecek kadar akilli. Uzun sure basimizdan eksilmeyecek ve daha cok pipiler kesecek (kaldiysa?), siz de sunnet olmus sanacaksiniz. Bu sefer kesilen pipi “bilim”indi ve benim kanimi beynime sicratti.

Sabrimi en son tasiran yazinin kendisi su: A very Turkish coup – Alisilagelmis Turk Darbesi

 http://www.nature.com/nature/journal/v477/n7363/full/477131a.html

Bunun benzeri bir Turk gazetesinden haber:

http://www.haberturk.com/polemik/haber/666236-bilim-dunyasi-istifaya-hazirlaniyor

Haberi bir guzel oturup Turkce’ye cevirmistim. Lakin facebook yazimi yayinlamadigi gibi bir kac cumle sonrasini da sildi. Benim hatam adam gibi bir programda yazmadim.  Bir daha cevirmeye gucum yok ama ozet olarak Turk hukumeti bundan sonra Turkiye’nin bilim kurumlari olan TUBA ve TUBITAK’in uzerindeki hukmunu arttirdigini ve Turk bilim adamlarinin buna tepki gostermeye basladigini soyluyor haber ve soyle devam ediyor “Ama bu toplumu da dehsete dusurmeli. RTE zaten hic bir seyi tartismaya sunmadan toplunum her alaninda istedigini uyguluyordu. Zaten daha gecenlerde Feza Gürsey Enstitusu gibi universiteye bagli olmayan arastirma merkezlerine hukumet para vermeyecegini acikladi. Halbuki bu sistemin yurumedigi Soviyet zamaninda gorulmedi mi? Hukumet cok buyuk hata yapti. Turkiye’de BAGIMSIZ bir BILIM KURUMU kalmadi.” Bu sebeple de TUBA’nin uluslararasi bilim platformunda taninmamali diye bitiyor yazi. 

Alt tarafi bir haber diye dusunebilirsiniz bunu. Ancak bu “Nature” dergisi bilim dunyasinin en baba dergilerinden biri! (Aslinda 2 tanesinden biri… Bir Nature vardir baba bir Science)  Dunyanin her yerinden her bilim alanindan herkes bu dergide tek bir yayini ciksin diye tum kariyerini harcar. Hatta oyle populer ki bu dergiler, bu haber yayinlandigi gun tesadufen bizim binada yangin alarmi caldi. Brown Universitesi’nin Sinir Bilim, Molekuler Biyoloji, Patoloji ve Evrimsel Biyoloji bolumleri disaridaydi ve herkes biz Turklere “Aa Nature’a yine cikmissiniz gordunuz mu?” diye soruyordu. Herkes daha ilk gunden okumustu. (Dergi haftalik)

Bu dergide yayini cikan bir cok Turk olmasina ragmen bunlarin hepsi yurtdisindaki lablarda calismakta olan veya yurt disindaki lablarla ortak calisma yuruten Turkler. Gozume hic bastan sona bizim ulkemizde yapilmis bir calisma carpmadi. Belki vardir ben gormemisimdir. Konu o degil. Gozume carpan sey her ay Turkiye’de bilimin ne kadar hukumete bagimli hale geldigi ile ilgili yazilar cikiyor oldugu su son yilda. Bu yazi da onlardan biri idi. Bundan onceki bazi yazilar:

- Government cuts: Call to save science institute in Turkey - Ayse Erzan ve Cihan Saclioglu hukumetin su son aldigi karara isyan ediyor.

-Genel haber bolumunde hukumetin TUBITAK uzerindeki atama yetkisinin arttirilmasi elestriliyor. 

-Furore erupts over Turkish test cipher: Universite sinavindaki sifre olayi ele aliniyor. 

-Turkey’s research council clarifies role: Bilim insanlarinin Ergenekondan iceri alinmasi. Evet, Amerikalilar Turkiye’nin haritadaki yerini bilmiyorlar ama ne oldugu bilinmeyen bir suc yuzunden insanlarin yargilanmadan iceri alindigini biliyorlar. 

Bu ornekler surer gider. Uzatmayayim. Ben bir bilim insaniyim. Eger politikaya ilgili olsa idim politika okurdum. Eger cok para kazanmak isteseydim gider doktor/muhendis filan olurdum. Benim secenegim vardi ve ben bilim insani oldum. Peki, neden hukumet bilim kuruluslarinin uzerindeki yetkisini arttirmasi beni bu kadar ilgilendiriyor? Alti ustu Amerika’da okuyan bir doktora ogrencisiyim. Ne hukumetten bir cikarim var, ne de su an Turkiye’de gorev yapmakta olan profesorlerden. Hemen basit bir ornekle aciklayayim.

Ozellikle benim alanimda (molekuler biyoloji) bilim//para.

Ornek vereyim yine: Bugun bir DNA izolasyonu yaptim bir kit ile kendisi 300$. Sonra onu jelde yuruttum. Jelden istedigim parcayi yine bir baska kitle izole ettim. O da bir 300$. Sonra sekanslama reaksiyonu yaptim. Bu islem sirasinda bir madde kullandim “big dye” diye ki kendisinin 8mL’si 8000$. Siz bunlari Turkiye’de yapmaya kalksaniz bunlar daha da pahali.

Simdi, bu kadar paranin dondugu bir sektorde (Paranin kendi zevkimiz icin kullanilmadiginin, sizin yasam kalitenizi arttirmak icin kullandigimizin da uzerine basarim.) paranin kime gidecegini hukumetin (asiri degisken) belirlemesi dogru mu? En kotusu labinizin 5 sene parasi olup 5 sene olmamasi. Butun deneyleriniz yarim kalir, gider baskasi “Nature” dergisinde yayimlar.

Sonra utanmadan yurt disindaki bilim insanlarina don cagrisi yapiyorlar. 

Bilimde paranin kime gidecegini, o bilimi iyi yapan kimseler belirlemeli, RTE ya da bir baskasi degil. Su an bazi bilim insanlari bile AKP’nin aldigi bu siki yonetim kararini desteklemekte. Muhtemelen bastaki bazi dinozor insanlardan kurtulmak istiyorlar ama buyuk resmi kaciriyorlar. Su an Turkiye’nin sorunu paranin kime gidecegini belirleyebilecek, o bilimi iyi yapan kimselerin azligi. Yurtdisinda dolu bu tip Turk kimseler var. Ama hukumet onlari geri getirmek yerine basa RTE’nin arkadaslarini getiriyor. Bravo! Oldu da bitti masallah! 

Ahaha, yasak kelimeler kullandim: belki okuyamazsiniz. Belki de gercekten okunur da beni ERGENEKONdan iceri alirlar. RTE’nin hosuna gitmeyecek seyler soyledim, pipim de yok ne yapacak bilemiyorum artik. 

Umarim biraz olsun sizin de yuzunuz kizarmistir! 

 

 

Anger never dies we just have new things to fill our head with and have no time for the past- Nice song. 

My colorful day at the lab…

My colorful day at the lab…

Complaining is silly. Either act, Or Forget." / "Sikayet etmek sacmadir: Ya harekete gecmelisin ya da unutmali…
My new favorite machine in the lab…

My new favorite machine in the lab…

Neden (eğer sonradan karar vermediysen) Amerika'ya gitmek için lisansüstünü bekledin? ÖSS ile Boğaziçi'yi kazanmak TOEFL ve SAT'ye girip Amerika'ya birkaç başvuru yapmaktan çok daha zor değil mi?
Anonim

Anadolu lisesi mezunuyum ben. Malesef anadolu liselerinde yurt disi lisans egitimi ile bilgi verecek rehberlik hizmeti bulunmuyor(du-en azindan). SAT diye bir seyden haberim bile yoktu. Ayrica Ingilizcem TOEFL icin yeterli degildi. Bunun yaninda ben hep egitimimi bedavaya getiren cinsten bir evlattim. Daha iyisi icin para odemek kavramim hic olusmadi. Bogazici’ni kazanmak icin ise hic ugrasmam gerekmedi, yanlislikla oldu. Dolayisiyla benim icin pek secenek yoktu :(

Ama imkanin var ise, kesinlikle Turkiye’de bir ozel universiteye para verecegine yurt disina gitmelisin. Hic olmazsa degisik bir ulkede yasamanin tadina varirsin, begenmezsen/tutunamazsan Turkiye’de ozel bir universiteye gecis yaparsin. 

Bahçe Maceraları t=0 

Uc gun sonra dunyanin en seker evine tasinacagiz Altar, Ali, Mustafa ve ben. Evi buldugumuzdan beri kafamda bahcede bir seyler yetistirmek var. Bu fikre, evrimsel biyoloji bolumunden tanistigim evinin her kosesi bitki kapli ve yerleri akvarum kapli bir cocugun beni “bitki degis-dokus” temali ev partisine cagirmasi inanilmaz ivme katti. Ondan aldigim bitkilerle yetinmeyip, kendimi bahce icin bitki satan yerel pazarlarda buldum. Daha tasinmadan bir suru bitkim oldu. Starbucks’tan topragimin verimini arttirmak icin asiditesi azalmis kahve cekirdekleri de aldim. (bedava sadece tasidim) Yeni eve tasinir tasinmaz bitkilerimi guzel saksilara ekecegim. Ilk basta bu fikre oglanlarim biraz ters baksalar da, simdi onlar benden daha heyecanlilar. Sizi simdilik bir kaci ile tanistirmak istedim: 

Bu benim bebek avokado agacim: 

Bu da benim koca avokado agagim, bunu bana verdiklerinde ustteki kadar kucuktu. Simdi essek kadar oldu: 

Bu da bahceden toplanmis bazi yesillikler: Nane, 6 cesit fesleyen (Amerikalilar iste bizim bir isim verdigimiz bitkiye milyon tane isim veriyorlar) ve kekik :)

Umarim bitkilerimi uzun sure canli tutacagim. Her turlu nasihata acigim! 

new york'tan Boston'a giderken sizleri dusundum, kulaklariniz cinladi mi bakalim?
Anonim

Keske Providence’a da ugrasaydiniz sevgili anonimcigim :( Kulaklarimiz cinladigiyla kalmazdi; gorusmus de olurduk :)